Tarihten günümüze değişen futbol kuralları
futbol kuralları

Tarihten günümüze değişen futbol kuralları

Futbolu Çin’liler buldu

Futbol’un tarihinin İ.Ö. 2000 li yıllara kadar uzandığı, arkeolojik kazılarda bulunan figürlerle de sabitlenmiş. Günümüzde kitleleri peşinden koşturan bu sporun icadı, Huang Di’ye (nam-ı diğer Sarı Kral) atfedilir. Yani aslında futbolun İngilizler tarafından icat edildiği kanısı yanlıştır, futbol Çinliler’in icadıdır. Tabi o zamanki futbolu çok kabaca “yuvarlak bir nesneye, ayakla vurarak oynanan oyun” diye genel bir ifade ile tanımlamak gerek. Çinliler bu oyuna Zu-Qiu (Zu- ayakla vurmak, Qiu-top) diyorlarmış. Elimizde o zamanki futbol kuralları hakkında detaylı bir malumat yok maalesef…

Ortaçağ döneminde İngiltere, Fransa ve İtalya Rönesans’ında futbolun derin izleri varsa da, modern futbol olarak tanımladığımız, ve bu gün oynanan futbolun temel kurallarını koyanlar: Evet, İngilizler olmuş. 1863 yılında İngiltere’de kurulan Futbol Birliği, soccer ile rugby ayrımını yapan kuralları koymuş ve 19.yy boyunca Avrupa ülkelerinde çeşitli kulüpler ve ülke futbol birlikleri kurulmuş.

Futbol Kuralları değişiyor…

1863 yılında kurulan Futbol Birliği, o zamana kadar oynanan futbol kralları üzerinde temel değişiklikler yapmaya başlamış.

Mesela 1866 yılına getirilen ofsayt kuralı, hücum oyuncusu topla oynadığı anda kaleci ile arasında en az 3 rakip oyuncuyu zorunlu kılmış.  (1925 te ofsaytı bozan adam sayısı 2 ye indirildi.) Bu değişiklikler, futbolda hızlı hücum, koşu yoluna pas gibi tekniklerin temellerini atmış oluyor.

Yine 1866 da kalelerin yüksekliği yeniden düzenlenmiş. Bu tarihe kadar yaklaşık 5 metre olan (evet, yanlış yazmadım, 5 metre:)) kale yükseklikleri 1.80 metreye indirilmiş. Günümüzde bu yükseklik 2.44 metredir. Futbol sahası, zemin ve kale ölçüleri ile ilgili detayları Futbol sahası ölçüleri ve kuralları yazımızda bulabilirsiniz.

1871 yılında ilk kez kalecilerden bahsedilmiş ve topu elle tutma hakkı sadece kalecilere verilmiş.(Bu kural 1912 de ceza sahası içi ile sınırlandırılmıştır.) Ayrıca topa kafa ile vurmak serbest hale gelmiş. Yine aynı dönemlerde oyunun temel prensibi oyuncunun topa ayakla vurması ya da şut çekmesi iken, oyunda top sürme esnekliği getirilmiş, böylece boş alanda top sürme ve savunmanın top süren oyuncudan top çalma tekniklerinin temelleri atılmış.

1872’de topun ölçüleri değiştirilmiş ve korner kuralı getirilmiş. 1875 yılında, kalelerin devre arasında değiştirilmesi kuralı konulmuş. 1883’e kadar ayakla başlatılan taç atışları, bu yıldan sonra el ile atılmaya başlanmış, 1884 yılında karşılaşmalarda hakemlerin kayıtsız şartsız tek yetkili olmalarına karar verilmiş.

1891’de penaltı vuruşu getirilmiş ve kale direklerine ağ takılmasından bahsedilmiş, 1905 te penaltı atışlarında kalecinin kale çizgisi üzerinde durması kuralı eklenmiş.

1896 yılında futbol kuralları ilk kez yazılı olarak yayınlanmış, 1930 yılında 17 kural olarak düzenlenmiş, 1937 de maddeler halinde ve daha anlaşılır biçimde yeniden düzenlenmiş.

1904’de Paris’te Dünya Futbol Birliği (FIFA) ve 1954’de ise Avrupa Futbol Birliği (UEFA) kurulmuş.

1970 Meksika Dünya Kupası’nda ilk kez sarı ve kırmızı kart kullanılmaya başlanılmış ve ilk sarı kart 31 mayısta Meksika-SSCB maçında hakem Tschenscher tarafından SSCB’den Asatiani’ye gösterilmiş. İlk kırmızı kart ise Şili takımından Carlos Caszely’e çıkmış.

1979’da Direkt ve Endirekt serbest vuruş kavramları netleştirilmiş ve hakemin kol hareketleri ile ayrıştırılmış, 1980 de ise meşhur 9 metre 15 cm. (10 yard) kavramı getirilmiş. Bu ölçü zaman içinde duran topla oyuna başlama kuralları içine çeşitlendirilerek eklenmiş.

1980’de Faul veya oyundan ihraç gerektiren oyun dışı davranışlar tanımlanmaya başlanmış ve zaman içinde zenginleştirilmiş.

1992’de Geri Pas kuralı getirilmiş ve topu bilerek kalecisine gönderen oyuncunun (kafa ile pas haricinde) gönderdiği topu kaleci elle tutamaz denilmiş.

1995’te pasif ofsaytın tanımı yapılmış ve hakem inisiyatifine bırakılmış. Bu tanımla, ofsayt pozisyonunda bulunmanın tek başına bir ihlal olmadığı belirtilmiş ve “Ofsayt pozisyonundaki bir oyuncu yalnızca top kendi arkadaşına değdiği veya kendi takım arkadaşı tarafından oynandığı anda hakemin kanaatine göre; oyuna müdahale ederek veya rakibe müdahale ederek veya bulunduğu pozisyondan avantaj sağlayarak aktif oyunun içinde ise ofsayt ile cezalandırılır” denilmiş. (Bu kural 2013’te yeniden düzenlendi. Artık pasif ofsaytta olan ancak topla direkt olarak mücadeleye girmeyen oyuncu, dikkat dağıtacak harekette bulunsa dahi ofsayda düşmüş sayılmayacak.)

Günümüze kadar yapılan ve yapılmaya devam eden daha yüzlerce detay değişiklik, futbolun hem seyir zevki yüksek bir spor olmasına, hem de teknik ve taktik gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Hemen her ülkede milyonlarca kişiyi statlara ve ekran başında yığan ve yüzyılın en popüler sporu haline getiren işte bu kurallar silsilesi olmuştur.

Diliyor ve umuyoruz ki, bundan sonra da dünya futbolu adına alınacak her karar futbolun özüne, seyir zevkine yönelik olsun. Politik ya da ekonomik kaygılara alet olmasın…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

6 − 4 =