Futbol taktikleri : Hücum ve Savunmanın savaşı…
futbol taktikleri

Futbol taktikleri : Hücum ve Savunmanın savaşı…

Futbol taktikleri : Hücum ve Savunmanın savaşı…

Daha önce Tarihten günümüze değişen futbol kuralları başlıklı yazımızda Futbol’un ve kurallarının tarihsel gelişiminden bahsetmiştik. 1863 yılında kurulan Association Football ile kuralları şekillenmeye başlayan Futbol oyununda, yükselen dinamizm ile birlikte kalite ve tarz olarak gelişen ve mükemmelleşen teknikler, taktik unsurunun gelişimini de beraberinde getirdi. Bu gün seyrettiğimiz futbol maçlarında, galibiyeti (ya da mağlubiyeti) büyük oranda sahada uygulanan taktik belirliyor.

Hücum ve Savunma

Futbol oyunu kabaca Hücum ve Savunma hamlelerinden oluşur. Düşüncede başlayan taktik anlayışının başarısı, oyuncuların savunma ve hücum görevlerini yerine getirirken gösterecekleri iş birliği ve oyun içinde durumun algılanıp hareket yetenekleriyle yerine getirilmesinin bileşimi ile mümkündür. Hareket yetenekleri hem kulüp kültürü ve teknik adamın taktik anlayışı ile antrenmanlarda, hem de oyuncunun kişisel kabiliyetleri ile birlikte oluşur. Futbol’un gelişimi içindeki hem taktik hem de teknik gelişim oyuncuların hareket alanlarının genişlemesine, görev ve mevkii kavramlarının da katılığını yitirmesine neden olmuştur.

Futbol oyununun iki temel unsuru olan Hücum ve Savunma, topun sizde veya rakipte olması ile belirlenir. Hücumda rakip kaleye gol atma hedefi ile gösterilen hareket iletişimini PASLAŞMA olarak tanımlarsak, bu iletişim topa sahip oyuncu ile başlar diyebiliriz.Bu iİletişim ağının en sık noktası da topa sahip oyuncunun etrafı olmalıdır. Bu oyuncunun iletişim gücü, diğer oyuncuların saha içindeki hareketlenmeleri ile güçlenir. Hücum sırasında oyunculardan ne kadar çoğu topa sahip oyuncudan pas almak için doğru yönde ve doğru hızda hareketlenirse, topa sahip oyuncunun da iletişim kurmadaki karar ve pas başarısı o kadar artar. Hücum oyununun başarısı, saha içindeki ileişim ağının sık ve etkin olarak kurulmasıyla mümkündür. Elbette bu ağın sıklığı ve hareketlerin senkronizasyonunun da taktik ve diziliş ile uyumlu olması gerekir. (Bu yazımızda diziliş konusuna girmiyorum, onu başka bir yazıda ayrıca ele alacağız.)

Hücumdaki iletişim ağının rakip oyuncunun topu kapması ile kesilmesi durumunda Savunma başlar. Savunma pozisyonunda da oyuncular arasında tıpkı hücumda olduğu gibi bir iletişim vardır. Savunmada öncelikli amaç, karşı takımda başlayan hareket iletişimini sekteye uğratmak (topu rakipten almak) ve hücum için yeni bir iletişim ağı kurmaktır. Savunmadaki iletişim ağını kurmak, hücumdakinden daha zordur. Zira bu iletişim becerisini antrenmanlarda deneyerek öğrenmek ve geliştirmek çok daha fazla emek ister. Bu öğrenimleri de her rakipte uygulamak neredeyse imkansızdır. O nedenle savunmadaki iletişim ağının genellikle her rakibe göre farklı kurulması ve oyun içinde farklı yönetilmesi gerekir. Ayrıca savunma durumunda iletişim ağının kesintiye uğraması hücumdakinden çok daha risklidir, ki rakibin gol atması ile sonuçlanabilir. Buna parael olarak hücumdaki olağan doğaçlamalara savunmada çok yer yoktur.

Ersun Yanal koşu mesafesi Modern futbolda gerek savunmada gerekse hücumda etkili ve sık bir iletişim ağının kurulması için gerekli dinamizm ve hareket örgütlülüğü, zamanla koşu mesafelerinin önemini ortaya çıkarttı. Bazı araştırmalar, özellikle kısa ve ani koşuların (10-60 m.) toplam koşu mesafesine oranının 1/5 e ulaştığını gösteriyor.

Türk futbolunda Ersun YANAL’ın ortaya attığı “Toplam Koşu Mesafesi” kavramı şimdi bir çok teknik adam tarafından da benimsemiş durumda. Avrupa ortalamasında 120 km. olan ortalama değerler, Türk futbolunda henüz bu seviyelerde değil (105 km civarında). Oyuncu başına ideal koşu mesafesinin 11 km. olarak kabul gördüğünü düşünürsek, Türk takımları henüz Avrupa takımlarına nazaran 1 kişi eksik oynuyor demektir. Tabii bu koşuların zaman, hız ve yön kavramları ile doğru orantılı değerlendirilmesi de ayrı bir tartışma konusu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

3 × 4 =