Sporda Şiddete HAYIR !!!

Sporda Şiddete HAYIR !!!

Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş taraftarlarına sorsak; “Neden bu futbol takımı tutuyorsunuz?” diye, eminim %90 ı buna nesnel temeli olan bir cevap veremez. (O semtte doğup büyüyenleri ayrı tutuyorum tabii) Yani takım tutmak, bir açıklaması olmayan, yüzde yüz dış etkenlerle ve büyük ihtimalle de 4-5 yaşlarında verilmiş bir karar.

Her ne sebeple olursa da, bir futbol takımının taraftarı olmak ve galibiyetini istemek kötü bir şey değil elbette. Zaten futbol sevgisi de bu farklı tarafların rekabeti ile oluşuyor. Yoksa olaya sadece spor sevgisi diye bakıyor olsaydık, futbol karşılaşmalarını seven ve izleyenler ile atletizm müsabakalarını seven ve izleyenlerin sayısı birbirine yakın olurdu.

Peki şiddet nerede başlıyor? Önce tuttuğumuz futbol takımının dışında kalan kulüp ve taraftarları ÖTEKİLEŞTİRMEK  ile başlıyor. Endüstrileşen bu rekabet içerisinde bu da bir yere kadar anlaşılır. Ancak bu endüstrinin çarklarını işletenler, taraftarın içindeki bu ÖTEKİLEŞTİRME duygusunu kendi yükselişlerine mesnet olması için derinleştiriyor. Bu derinlik zamanla sebebi belli olmayan bir öfkeye ve nefrete dönüşüyor. Artık kendi takımının renklerinin damarlarında aktığını sanan taraftar, diğer renklerin var olmamasını istiyor. Rakip takımın taraftarının kendisi gibi bir insan olduğu, onu da doğuran bir ananın varlığı unutuluyor ve birileri 19 yaşında bir gencin katili oluveriyor.

Efendim, SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN çıkartıldı ya… 6222 sayılı kanun yetmez! Hemen yarın futbolun içindeki ŞİDDET ve ÖFKE mayalayıcıları ihraç etmek gerekiyor. Futbolculardan bahsetmiyorum; Emre’yi Volkan’ı, Sabri’yi ve hatta Meireles’i bu ruh haline sokanlardan bahsediyorum. Oyuncusuna şiddet duygusunu aşılayan Kulüp Başkanları ve Teknik Direktörlerden, 90 dakikalık maçı 7 gün gündem yapıp bu ruhu canlı tutmaya gayret eden medya ve yorumculardan bahsediyorum.

Dürüst ve ahlaklı futbol ortamını yaratmanın yolu, önce bunu istemekten geçiyor. 53 ülkenin bulunduğu UEFA Fair-Play Ligi’nde 46. sıradaki yerimizi ilk 3 e çıkartmak gibi bir HEDEF koymaktan ve belki bunun için seferber olmaktan geçiyor!!!

Şenol Hoca’nın çok anlamlı bir lafı var: Futbol ayak oyunu değil, ayakla oynanan bir oyundur.

 

Bir yorum

  1. Hocam çok etkileyici bir yazı olmuş. Tebrikler. Şiddetin her türüne karşıyız.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

fifteen + nineteen =